I cannot be online, I am very busy.
Online olamam, çok meşgulüm.
She / he is online.
O online.
I am not online.
Online değilim.
I’m busy.
Meşgulüm.
I can’t chat now.
Şu an konuşamam.
| İngilizce
Cümle Sözlüğü Sözlüğümüzde İngilizce kelimelerinin cümle içinde kullanımlarını bulabilirsiniz. |
||
| Temel İngilizce Seti | |
| İleri İngilizce Setleri | |
| Kelime Setleri |
I cannot be online, I am very busy.
Online olamam, çok meşgulüm.
She / he is online.
O online.
I am not online.
Online değilim.
I’m busy.
Meşgulüm.
I can’t chat now.
Şu an konuşamam.
classic
(s)., (i). klasik,
özellikle sanat ve edebiyatta eski Yunan ve Roma tarzında;
örnek teşkil edecek şekilde olan;
belirli sanat ve bilim kurallarına uygun;
edebi ve tarihi değeri olan;
(i). klasik eser;
klasik eserler vermiş olan yazar; klasikleri iyi bilen kimse;
klasik metotlara uyan kimse.
the classics
eski Yunan ve Latin edebiyat eserleri.
I love you very much, darling. (my love)
Sevgilim (aşkım) seni çok seviyorum
clannish
(s). tanımadıkları ile iyi geçinemeyen; klanvari; bir klamn ahalisi gibi ancak birbiriyle münasebet kuran.
clannishness
(i). kendi aralannda grup kurarak başkalanyla konuşmama eğilimi.
cinematograph
(i). sinema makinası; filim oynatma makinası, filim çekme makinası.
cinematographer
(i). filim çeken kimse.
cinematographic
(s). sinema makinasıyla ilgili veya ona ait.
cinematography
(i). filim çekme sanatı.
cilia
(i)., (çoğ)., (tek cilium).
kirpikler;
(zool). tek hücreli hayvanlarda görulen ve hareketi sağlayan kısa tüyler;
(bot). küçük kılımsı uzuvlar, silia.
chrysoprase
(i). bir çeşit yeşilimsi kuvars taşı.
chip
(i). yonga, çentik;
ince dilim halinde kesilmiş yiyecek;
iskambil fiş;
küçük kıymetli taş parçası;
önemsiz bir şey;
lezzetsiz kuru yiyecek;
kurumuş tezek parçası;
sepet örücülüğünde kullanılan hasır.
I am online. (I’m online now)
Şu an online durumdayım.
I am offline.
Şu an online durumda değilim.
champagne
(i)., (s). şampanya;
şampanya rengi, uçuk veya yesilimsi sarı renk;
(s). şampanyaya ait; bu renkte olan.