celibacy
(i). bekârlık; evlenmeme yemini (dini sebeplerden öturü).
yemin için arama sonuçları:
| İngilizce
Cümle Sözlüğü Sözlüğümüzde İngilizce kelimelerinin cümle içinde kullanımlarını bulabilirsiniz. |
||
| Temel İngilizce Seti | |
| İleri İngilizce Setleri | |
| Kelime Setleri |
-
-
attestation
Permalink
(i) şahadet, tasdik; yemin. -
assurance
Permalink
(i). güven, itimat; inanç, itikat; nefsine itimat, kendine güvenme, cesaret ; söz, yemin, teminat; arsızlık, yüzsüzlük;
(ing). sigorta. -
affirmation
Permalink
(i). tasvip, tasdik; müspet ifade;
(huk). yemin yerine geçen söz. -
affidavit
(i)., (huk). yemin ederek verilen yazılı ifade, yeminli beyan.draw up an affidavit
Permalink
yeminli beyan yazmak. -
administration
Permalink
(i). yönetim, idare, hükümet nezaret; başkan ve yardımcıları , idareciler; bakanlar kurulu, vekiller heyeti ; yemin ettirme; ilaç verme. -
administer
Permalink
(f). yönetmek, idare etmek; vermek, icra etmek, ifa etmek: yemin ettirmek; hizmet etmek, levazımını temin etmek, donatmak. -
adjure
(f). Allah rızası için diye rica etmek, istirham etmekadjuration
Permalink
(i). ciddi tembih veya dilek; yemin. -
abjure
Permalink
(f) yemin ederek vazgeçmek; kesin olarak feragat etmek, inkâr etmek, sapıklıktan dönmek abjura’tion (i) yeminle vazgeçme, feragat etme abjuration of religion inkâr etme, dinden Sıkma, irtidat abjuratory (s) vazgeçme kabilinden. -
ab
Permalink
önek -den, uzağa: abjure yeminle vazgeçmek; abdicate feragat etmek.